06 Eylül 2010
   
    Köşeler Sayfası

22-10-2003 KONU: Cumhuriyetin 80.yılında uyuşturucu ve fuhuşun flörtü Görüntülenme
6145
Geçtiğimiz günlerde ülke genelinde yapılmış bir araştırmanın bilimsel sonuçları yayımlandı.
Bu araştırmaya göre, ülkemizde bağımlılık yaratan uyuşturucuların başında, ARTIK, EXTACY geliyor.. Bir anlamda,esrarın ,uyuşturucu piyasasındaki vazgeçilmezliğini ve tekelini kıran bu sentetik uyuşturucunun deneme yaşı ortaöğrenim yaş sınırına kadar inmiş.. Ortalama 13.4..! Genellikle ise, 20 yaş ve üzeri gençler arasında kullanımı hızla yaygınlaşıyor.
Araştırmaya göre, öğrenci gençliğin %2.5’i Extacy’i en az bir kere kullanmış..!
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi doktorlarından Selime Çelik, Extacy’nin hem uyarıcı işlevi olduğuna hem de kişi de halüsinasyona neden olduğunu belirtmiş ve eklemiş: Sentetik uyuşturucular, kimyasal tekniklerle yapılan, tedavi amacıyla üretilen ilaçların kötüye kullanımı anlamını taşıyor ve Extacy, keşfedildiği günden beri amacı dışında kullanılıyor.
Hapın keşfedildiği ülke ABD ve sentetik uyuşturucular Amerikan gençliğini ve toplumunu da ciddi olarak tehdit ediyor..!
Hapı kullanan kişi de,20-60 dakika içerisinde etkisi görülüyor.Etkisi ortalama 4-6 saat sürüyor.Kişide canlılık,hareketlilik,enerji artışı,karşı cinse yakınlık,güven duygusu,algı değişiklikleri görülüyor.
Cumhuriyet Gazetesi’nin Pazar Eki’nde Extacy kullanıcısı bir genç kızın anlatımlarına da yer verilmiş.
“ Extacy’yi tanımlamam gerekse kısaca ona ‘ ilk görüşte aşk’ derdim. Bu böyle bir şey çünkü, herşeye ve herkese aşık olabilirsiniz ‘ex’ aldığınızda. Bir şarkıya, bir eşyaya, bir hayvana veya bir insana...”
Kullanıcısına yemek yeme, içki, sigara içme dürtüsü yaratmadığı için “ekonomik kafa hapı” olarak da nitelendiriliyor. Saklanması ve taşınması kolay..! Bu özellikleri nedeniyle de, özellikle toplumun alt kesimleri ile bir şekilde uyuşturucu ile aşina olan kesimler arasında hızla yaygınlaşıyor.
Gençlerin “ex” ile buluşma ve tanışma noktaları genellikle bar, cafe ve diskotekler.. Satıcılar doğrudan pazarlama işine girmiyor.. Arkadaş grubu içerisinde “ex” ile tanışmış kişi diğer arkadaşlarını bir şekilde “ex” ile tanıştırıyor. Farklı sorunlardan (aile sorunları, okul ile ilgili sorunlar, vb..) kaçışın ve kendini “iyi” hissetmenin bir aracı olarak pazarlanan “ex” ile tanışan genç, hapın yarattığı bağımlılıkla “ex”in esiri oluyor.. Adet artıyor.. Yokluğunda boşluk duygusu, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, uyku bozuklukları, beyin ve kalpte kalıcı hasarlarla birlikte ise kişide tam bir fiziksel ve ruhsal çöküntü başlıyor. Örneğin, ilk “ex” kullanımı ile uyuşturucunun etkisi ile “herşeye aşık olmaya aday” kişi, bu kez “herşeye düşman” olmaya başlıyor..
“Ex” kullanıcısı genç kızın anlatımlarına göre,özellikle ilk kullanımlarda toplu sex, transseksüel ilişki ya da hapın etkisi ile hiç tanımadığı bir kişi ile birlikte olma olaylarının sıradanlığı dikkat çekiyor..
Dr. Çelik, “ex” ten kurtuluşun ancak kullanıcının kendisinin farkında olması ve bırakmayı gerçekten istemesi ile mümkün olduğunun altını çiziyor.Anne ve babalara da ççocuklarını yargılamadan ve suçlamadan yaklaşmalarını, onları tedavi konusunda cesaretlendirmelerini, tedavi görmemesi durumunda onu bekleyen tehlikeyi göstermeleri gereğine işaret ediyor.
***
Toplumumuzda, esrar içiciliğinin oldukça yaygın olduğu biliniyor. Kullanımının yaygınlığına bağlı olarak Hint keneviri ekimi de yaygın olarak bu topraklarda yapılıyor. Örneğin, Güney Marmara bölgesinde kaçak kenevir yetiştiriciliği ve esrar “toptancılığı” nın geleneksel merkezi Manyas olarak biliniyor. Ekonomik getirisine uygun olarak kenevir ekiciliği kapıdağına kadar yayılmış durumda. Fiyatının yüksekliği nedeniyle bir çok içiçi evinin balkonunda, bahçesinde saksı içerisinde kenevir yetiştiriyor. İmal edip, içiyor.Kullanımının yaygınlığı nedeniyle Emniyet,doğrudan içicilerle uğraşmak yerine üretimine ve toptan ticaretine yani “torbacılar” a yönelmiş durumda.Bu da,esrarın içiciliğinin meşrulaşmasına hizmet ediyor.
Emniyet çevrelerine göre, bölgemizde esrar ile tanışmış olanlar ve içicilerin, eroin, kokain gibi uyuşturuculara meylinin fazla olduğu söylenemez. Fiyatının yüksek olması,kolay ulaşılamaması nedeniyle bu tür uyuşturucu kullanımlarının çok dar ve elit bir alanla sınırlı olduğuna dikkat çekiliyor. Özellikle de varlıklı ailelerin çocuklarının bu tür uyuşturuculara yöneldiği belirtiliyor.
“Ex” ve benzeri sentetik uyuşturucular ise “anonim” bir uyuşturucu.. Sınıf tanımıyor.. Varlıklısı da, orta ve dar gelirli kesimin gençleri de rahatlıkla ulaşıp, edinebiliyor.
***
Emniyet çevrelerine göre, “ex” ve benzeri sentetik uyuşturucu satışı ve kullanımı, son yıllarda Bandırma ve Erdek’te gözle görülür oranda artmış bulunuyor. Erdek’te özellikle yaz sezonunun başlaması ile birlikte barlar, diskolar ve cafelerde “ex” in aleni satıldığı iddia ediliyor..
Bandırma’da da, durum farklı değil.. Bar, pavyon ve cafeler yanı sıra eski mezarlık çevresinde “ex” satıcılarının cirit attığı iddia ediliyor.
***
Peki neden ve niçin, toplumumuzda ve özellikle gençlerimiz arasında bağımlılık yaratan, keyif verici maddelere yönelim artıyor?
l Bunun öncelikli nedeni, kötü yönetim ve ekonomik krizlerdir.. Toplumsal güven duygusunu yitiren kişi gelecek kaygısı ile birlikte maddi ve manevi çöküntü sürecine giriyor. Toplumsal yapı içerisinde kişinin sığınabileceği aile yapısı içerisinde bile ciddi sorun ve çelişkiler, kopuşmalar yaşanıyor. Ulusal, toplumsal, kültürel ve etik değerlerde yaşanan dejenerasyon madde bağımlılığını ve fuhuşu, şiddeti, intiharları körükleyip, besliyor..Birey ve toplum yaşamında saygı ve sevgiye dayalı ilişkiler hızla çözülüyor.Faydacılık ön plana çıkıyor.
l Demokrasinin tüm kural ve kurumlarıyla yerleşmediği,hukukun üstünlüğünün ülke ve toplum yaşamında güvence altına alınmadığı bir ortamda ekonomik yapı kayıt dışıdır. Siyasette, ekonomide, sosyal yaşamda ulusal ve toplumsal kaygılar güdülmediği için sosyal devlet ve adalet, bir avuç işbirlikçi bezirganın üretici olmayan ekonomik ve siyasi gücün politikalarıyla kuşa döner. Bu güç için, fuhuş da, uyuşturucu da, silah kaçakçılığı da, ihale takipçiliği ve vurgunculuğu da, bankaları bir bir hortumlamak da, akaryakıt kaçakçılığı da zahmetsiz büyük servetler edinmenin sadece bir aracıdır. Amaç, para ve paranın üzerine kurulu saltanat düzenidir..!
Çünkü, paranın saltanatında insan unsurunun önemi yoktur..Ticarette sınır yoktur..Bu nedenle, ülkemizdeki uyuşturucu ticareti, bu uluslararası mafyasal organizasyonun Devlet ve iktidarlar nezdindeki etkisinden ve gücünden bağımsız düşünülmemeli..
Nasıl ki, “ex”in anavatanı ABD olmasına rağmen,ABD yönetimi kendi gençliğinin ve insanlarının “ex” ile buluşmasına seyirci kalıyor ve bu birilerinin işine geliyor ise,Türkiye’de de uyuşturucu kullanımının yaygınlaşması ve toplumun uyuşması birilerinin işine geliyor..
***
“ Ex” ve benzeri bağımlılık yaratan maddelerin ticaretini ve pazarlanmasını, kullanımının hızla yaygınlaşmasını fuhuş sektöründen de bağımsız ele almamak lazım. Bu ilişki, birbirini besleyen bir ilişkidir.
Ülke genelinde olduğu gibi, Bandırma’da da hızla fuhuşun yaygınlaşması; resmi fuhuşun adresi olan genelevin dışına taşmış beyaz kadın ticaretinin mahalle ve sokak aralarına kadar girmesi; bu sektörde çalışan bayanların yaş ortalamasının 14-15 yaşlarına kadar inmesi madde bağımlılığını da yaygınlaştırmakta..
Çünkü, fuhuş sektöründe çalışan bayanların hemen tamamı uyuşturucu ile iç içe.. Hem kullanıcı hem kullanımı meşrulaştırıcı ve yayıcı bir konumdalar.. Bu yönüyle, uyuşturucuya karşı verilen mücadelenin fuhuşa karşı mücadeleden bağımsız düşünülmesi mümkün değil.. Mümkün değil, çünkü,beyaz kadın ticareti yapan bir “pezevenk”, bir başka ortamda karşınıza, “torbacı” olarak da çıkabilmekte..Ya da tam tersi...
***
Evet, Bandırma ve bölgede ne yapılabilinir?
Hem fuhuş hem de uyuşturucu olayına sadece krimanal yani polisiye bir vaka olarak bakabilmek ;herşeyi polisten beklemek mümkün değil..Bu konuda,yurttaş olarak hepimize büyük sorumluluk düşüyor.
Bu sorunu önce aileler gündemine alacak; sonra sivil toplum örgütleri hassasiyetlerini geliştirecek..Yeter mi ? Yetmez..!
Yerel yönetimler,kent gençliğine ve toplumuna boş zamanlarını en iyi şekilde değerlendirebilecekleri olanaklar sunacak..Yani bir anlamda,yerel yönetim sivil toplum örgütleri ve yurttaşlarla işbirliği,eşgüdüm içerisinde bu kanayan sorunun aüzerine kararlılıkla gidecek.Bunu iş edinecek..Siyasi partilerin bu konularda genel olduğu gibi lokal politikaları ve çabaları olacak..
Yetti mi?
Hayır..!
Devlet de,devlet gibi bu olayların karşısında duracak.. Öncelikle emniyet teşkilatı, fuhuş ve uyuşturucu tacirleriyle sorumluluğu dışında dirsek teması kurmuş, nemalanan,fayda uman unsurlarını bünyesinden tek tek temizleyecek..
Fuhuşun ve uyuşturucu kullanımının yaygınlığına karşın, Balıkesir Emniyet Müdürlüğü’nün bünyesinde il bazında ele geçirilen uyuşturucu miktarının çok da kayda değer olduğunu sanmıyorum.. Hele hele konu Bandırma olduğunda, mumla aramak lazım..!
Fuhuş ile mücadelede polisin kendisini genel savunum noktası, “yakalasak da cezası yok” ya da “yakalasak da savcılıktan serbest bırakıyorlar” noktasında işlevsizliğin meşrulaştırılmasına hizmet ediyor..
Oysa ki, yol da bile rahat yürüyemiyor, bir bar da rahatlıkla içki içemiyor ve yanınıza sokulan bir bayanın veya bir pezevengin “kadın lazım mı?” sorusuna tanık oluyorsanız, bu içler acısı bir durumdur.
Cumhuriyetin 80.yılında, bar da, yol da, cafede pazarlanan veya uyuşturucu batağına çekilen Ayşe, Fatma, Mehmet, Hüseyin ise oturup yurttaş olarak hepimizin önce kendimizi sorgulamamız lazım..!
Ama, kuruluşunun 80.yılını kutladığımız Devletin de Devletliğini bilmesi, gözetmesi ve yasal yükümlülüklerini layıkıyla yerine getirmesi lazım..!

 
Köşe Yazıları
 
Kitap Kurdu Necati Diyorki
ARICAN "REALİTE, özgür kalemlerin adresi olacak" demiş.
Sen özgürlüğü görürsün!?