|
|
18-10-2003 |
KONU: Siyasi çakallar = ANAP ve Hüseyin Sarı |
Görüntülenme
224 |
ANAP Erdek İlçe Teşkilatı geçtiğimiz günlerde kongresini gerçekleştirdi ve yeni yönetimini belirledi.
Kongrede konuşma yapan ANAP’lı Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Sarı’nın açıklamaları ise, kongrenin belki de en çarpıcı yanını oluşturdu. Kuşkusuz, Sarı, kongrede ki konuşmasında saydığı şahsi ve özel nitelikleri ile ANAP ile ilgili dile getirdiği sözlerin ardında duracaktır.. Olur ya, “yanlış anlaşıldım”, “ ben aslında şöyle demek istemiştim”, “açıklamalarımı çarpıtmışlar” da diyebilir..Bugüne kadar kongre konuşması ile ilgili,bu konuşmaya yer veren her hangi bir basın organında Sarı’nın bir düzeltmesi yayımlanmadığına göre, ben, Sarı’yı bu sözleri söylemiş olarak kabul edeceğim.
Sarı ,kongrede ne demiş?
“ Maalesef, son 12 yıl Anavatan Partisi’ni ele geçiren siyasi çakallar, 3 Kasım seçiminde Türk halkı tarafından tarihe gömülmüştür.
“ Ama bilesiniz ki, tarihe gömülen Anavatan Partisi değildir. Bir takım oyunlarla, bölgecilik entrikalarıyla gücü elinde tutmaya çalışan çakallardır..”
Bir belediye başkanının ağzından partisi ile ilgili bu tür bir açıklamayı zor duyarsınız. Sarı’nın bu açıklamasının içeriğini bizzat kendisine sormak ve bilgi almak üzere Belediyeyi arıyorum. Pazartesi gününe kadar izne ayrıldığını öğreniyorum.
Sarı’nın ANAP ve çakallarla ilgili miladı, 1991 yılı...Yani,ANAP’ın Yıldırım Akbulut’un genel başkanlığı döneminden Mesut Yılmaz’ın genel başkanlığı dönemine geçtiği tarih..!Bu yönü ile,Sarı’nın iddiası ile,ANAP’ta çakallık dönemi Mesut Yılmaz’ın genel başkanlığı ile başlıyor.
Sarı, bu siyasi çakallar döneminde Erdek ANAP’ta İlçe Başkanlığı ve Belediye Meclis üyeliği görevinde bulunuyor. 18 Nisan 1999 yerel seçimlerinde de, Sarı, siyasi çakallar yönetimindeki ANAP’ın Erdek Belediye Başkan adayı olarak sandıktan çıkıyor...
Yani bir anlamda Sarı’nın siyasetteki varlığı ile yükselişi ile Erdek’in yönetimine talip olması,şikayet ettiği ANAP yönetimindeki siyasi çakalların varlığı ve etkinlik süreçleri ile özdeş..!
Bu belirlemeden yanlış bir sonuç çıkartılıp,Sarı’ya “aslında sen de bir siyasi çakalsın” dediğim anlaşılmasın..!
Bu olayda, Sarı, şikayetçi pozisyonda..!
***
Sarı, ANAP’ta 1991 yılı ile birlikte siyasi çakalların yönetimde etkinliğinden söz ederken, ANAP’ın kurucusu ve manevi lideri Turgut Özal ve Özal’ın politikalarıyla bir sorunu olmadığının da altını çiziyor.
Peki, Sarı ne demek istiyor?
Sarı’nın derdi Mesut Yılmaz ve ekibi ile..Sarı’nın ANAP içinde politik gelişimi izlendiğinde,ANAP kongrelerinde Yılmaz ve ekibine karşı tavır geliştirdiği gözlenir.Kongre süreçlerinde Balıkesir ANAP İl Başkanlığının gözetiminde yapılan toplantılarda da Sarı, bu tutumunu ve tavrını gizlemedi. Hatta, bir adım ötesine geçti ve 2001 yılı ANAP Kongresi’nde Mesut Yılmaz ve ekibine karşı Lütfullah Kayalar ve ekibini destekledi. Kayalar tarafından kongrede sandık görevlisi tayin edilen Sarı, kendince nedenlerle sağlığını gerekçe gösterip sandık görevini yapmasa da, kongre öncesi ve sonrası ile parti içerisinde, Kayalar yandaşı olarak nitelendirildi.
***
Sarı’ya ulaşamadığımız nokta da, ANAP eski ilçe başkanı Mustafa Gönenlioğlu’na ulaşıp, Sarı’nın “siyasi çakallar” ifadesi ile ne anlatmak istediğini soruyorum..
Gönenlioğlu, Sarı’nın Mesut Yılmaz ile ilgili de bir sorununun olmadığını,asıl sorununun olduğu isimlerin Yılmaz’ı kuşatmış üst düzey yöneticiler olduğuna dikkat çekiyor..
Örneğin, “ülkücü” kesimden gelen Mustafa Taşar ve Eyüp Aşık gibi...
Olabilir mi..? Evet,mümkün..!
Bu, şikayet ve eleştiri Sarı ile sınırlı değil.. Bir çok ANAP’lı, ANAP içerisinde,Merkez Yönetim Kurulu bünyesinde yer alan isimlerin,partinin bütününden çok mensup oldukları veya seçildikleri bölgeye hizmet etmenin derdine düştüklerini; bölgecilik yapıldığını biliyor ve söylüyor...
Bu durum, aynı yıllarda muhalefetin de ANAP’a yönelik eleştirilerinin odağına oturmuştu. Kamu yatırım ve hizmetlerin özellikle Karadeniz bölgesine aktığı, bölgeler arası çifte standart güdüldüğü hep iddia edildi.
Örneğin, bölgemizdeki ANAP’lı belediyelere ANAP iktidar ortağı olmasına rağmen, ciddi bir kaynak aktarımı yapılmadığı gibi, yatırım ve hizmet de akmadı..!
Bu gerçek mi?
Evet, gerçek..!
O zaman, Sarı’nın kongredeki belirlemelerinde yanlış olan ne?
Bence, yanlış olan bir şey yok.. Sarı’nın açıklamalarını ilginç ve çarpıcı kılan şey, tanımlaması..Yani, “siyasi çakallar” sözcüğü..
***
Sarı’nın açıklamasında sorgulanması gereken bir şey daha var.
Sarı, ANAP’ta 12 yıl yönetimi belirlemiş siyası çakalların,3 Kasım milletvekilliği genel seçimleri ile halk tarafından sandığa gömüldüğünü söylüyor..Ardından da ekliyor: “Gömülen ANAP değil..”
İşte bunun halk indindeki adı, züğürt tesellisi..!
Niçin?
Eğer, halk işi gücü bırakıp, ANAP yörnetimine 12 yıldır çöreklenmiş siyasi çakalları 3 Kasım seçimlerinde sandığa gömmenin derdini gütmüş ise, 3 Kasım sonrası için ne diyeceğiz?
3 Kasım seçimleri sonrası ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz ve ekibi, parti yönetiminden ayrıldı.Yani, Sarı’nın deyişiyle siyasi çakallar terk-i diyar eyledi.. ANAP’ta Ali Talip Özdemir’in genel başkanlığı ile yeni bir dönem başladı.
Seçim sonrası yapılan kamuoyu yoklamalarında, anketlerde ANAP’ın oy yüzdesi belli.. İşte, tablo bu olunca şu soruyu sormak elzem oluyor:
3 Kasım da, ANAP yönetimine çöreklenmiş siyasi çakalları sandığa gömme görevini üstlenen halk, ANAP’ı gömdüğü yerde mi unuttu?
Evet..!
Sarı, sansasyon kokan açıklaması ile halka, ANAP’ı işaret ederek, yoksa “gömdüğün yerden bizi çıkar” arayışında mı? Böyleyse, Sarı’nın işi zor..
***
3 Kasım genel seçimleri öncesi yazdığım bir makalede, ANAP’ın seçimlerde ciddi yara alacağını ama, seçimleri hangi parti kazanırsa kazansın, sandıktan yine ANAP’ın çıkacağını yazmıştım.
Öyle de oldu..!
Çünkü, ülkemiz siyasal yaşamını oluşturan siyasal partiler, geldikleri nokta da, ANAP’lılaştı.. Bugün, icraatlar bir yana, ne AKP’nin hatta ne de DYP’nin ekonomik politikalarının ANAP’tan farklı bir yanı ve yönü bulunmamakta. Nüans farklılıklarını kimse gözünde büyütmesin..
İşte, tam da bu nokta da, ANAP’ın varlığı ve politikaları anlamsızlaştı.. Siyasi popülitesini yitirdi.. Şimdi herkes küreselleşmeci, herkes AB yandaşı, herkes özelleştirmeci, herkes liberal.. ANAP, siyasi vizyonunu, yönetici ve kadrolarını bu gelişmelere göre yenileyemedi. Kendisini yeniden üretemedi.. Bir mum gibi eridi; erirken kendi gölgesi ile kavga etti; tabanını müflis bir tüccar gibi kaybetti ve tükendi..
ANAP’ın bu sürecinde olumsuz bir diğer etken ise, yolsuzluk ve suistimaller oldu. Parti teşkilatlarından belediye başkanlarına, milletvekilliklerinden bakanlıklıklara hatta genel başkanına kadar uzanan yolsuzluk ve suistimal iddiaları ANAP’ın adım adım içine sürüklendiği batakta boğulmasını beraberinde getirdi. Başarılı ve kendisini siyasi ve yönetici olarak kanıtlamış olanların bir çoğu özellikle AKP ve DYP’ye geçti. Geride kalanlar, Özallı yılları arayan bir avuç idealist ANAP’lı ile, kabul edilecek açık kapı bulamayanlar oldu..! Kabul edilecek açık kapı arayanların da ANAP’tan kopuşmasıyla ANAP, bu gidişle ve büyük bir olasılıkla Özal’ı Sevenler Derneği’ne dönüşecek..!
Bunun bir göstergesi de 3 Kasım seçimleri sonrası gerçekleşen ANAP kongrelerinin fukaralığı.. ANAP’ta kan kaybı ciddi olarak ve hızla devam ediyor.. Gidiyoruz, görüyoruz, izliyoruz..
Aslında bu tablo,belli yönleri ile DYP içinde geçerli.Merkez sağda yaşanan çözülme ibresi AKP’ye dönük olarak hala işliyor.Seçim öncesi ve sonrası Genç Parti’ye olan yönelim Uzan ailesine yönelik AKP operasyonu ile büyük ölçüde durdu..Yani,yaşanan durum sadece ANAP’la ilgili bir sorun olmaktan öte merkez sağı doğrudan etkiliyor.
***
Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen AKP kongresine olan ilgi ve öne çıkan görüntü de bu gelişmenin ipuçlarını veriyor. AKP kurucuları ve yöneticileri, geleneksel siyasi çizgilerini temsil eden tabandan çoktan kopmuş (ya da uzaklaşmış) durumdalar. AKP, bugünkü yapısı ile merkez sağın bu iki büyük siyasi yapısının tabanını bir mıknatıs gibi kendisine çekiyor.
***
Bu gelişmeler ışığında Sarı’nın açıklamaları,ANAP’ın bir döneminin analizi açısından önemli .. Ancak, önümüzdeki süreç ve yaklaşan yerel seçimler açısından fazla anlam taşımıyor.En fazla ANAP’a gönül ve oy vermiş insanlar,Sarı’nın açıklaması ile, güç ve oy verdikleri partinin 12 yıl siyasi çakallar tarafından yönetilmiş olduğunu bir ANAP’lı belediye başkanının ağzından dinleme olanağı buldular..
Ve eminim,içlerinden şu soruyu sordular:Ya şimdi..?
|
|
|
| |
Köşe Yazıları |
|
|
 |
Kitap Kurdu Necati Diyorki |
ARICAN "REALİTE, özgür kalemlerin adresi olacak" demiş. Sen özgürlüğü görürsün!?
|
|
|
|