|
|
14-8-2003 |
KONU: Marmara Birlik ve havada uçuşan trilyonlar..! |
Görüntülenme
233 |
Osmanlı döneminin mimari şehaserlerinden birisi Sultan Ahmet Camii’dir.
Ne zaman İstanbul’a gitsem,uğramadan ve gezmeden duramadığım yerlerin başında gelir.Kimi zaman saatler boyu bu şehaseri titizlikle ve hayranlıkla izleyen ve gezen turistleri seyrederim.
Rivayeti çoktur...Bir söylenceye göre Sultun 1.Ahmet, “altın minareli bir camii” yapılmasını buyurmuş.Mimar da sözcükle oynama yapıp “altın” sözcüğünü “altı” anladığını söyleyerek,Osmanlı döneminin tek altı minareli camiisini yapmış.Hala bir eşi ve benzeri yok..!
İnşası 17.yüzyılın başında gerçekleşen ve 12 yılda bittirilerek hizmete açılan Sultan Ahmet Camii’nin mimarı büyük usta Mimar Sinan’ın öğrencisi Sedefgar Mehmet Ağa.
Camii inşaatının son günlerinde Sedefgar Mehmet Ağa, ortaya çıkmış eserini hayranlıkla izliyormuş....O sırada yanından geçen ve camiiyi beğeni ile izleyen bir çocuk dikkatini çekmiş.Yanına çağırmış ve camiiyi nasıl bulduğunu sormuş.
Çocuk, “Hoş güzel ama şu karşıdaki minare yamuk”demiş..
Sedefgar Mehmet Ağa,böyle bakmış yok...şöyle bakmış yok...!
Yeniden çocuğa dönmüş... “Ben göremedim çocuk.Minare ne yana eğimli..?”diye sormuş...
Çocuk göstermiş...Sedefgar Mehmet Ağa,bir çocuğa bir minareye bakmış bakmış ve ustaları,işçileri yanına çağırmış.
- “Bu karşıda gördüğünüz minare diğer beş minareye göre sağa meyilli.Bir halat bulun ve gövdesine bağlayın...Sonra,biz tamam diyene kadar aksi istikamette,sola doğru çekeceksiniz”demiş...
Herkes şaşkın...Önce halat bulunmuş... Halat, minarenin gövdesine bağlanmış ve başlamışlar çekmeye...
Onlar çektikçe,Sedefgar Mehmet Ağa,çocuğa, “Tamam..Düzeldi mi?”diye soruyormuş...
Sonunda halatı çekenler kan ter içinde bizim çocuk, “Tamam.. Şimdi düzeldi” demiş... Yürümüş gitmiş..
Ustalar suçluluk içerisinde dizilmişler Sedefgar Mehmet Ağa’nın etrafına.. Biri dayanamımış sormuş.
- Efendim,biz nerede hata yaptık?
Sedefgar Mehmet Ağa,gülmüş...
-Beyler,hiçbir hatanız yok. Ancak, karşınızdaki çocuk da olsa rivayete mahal vermeyip, nihayete erdireceksiniz. Yoksa, bacak kadar çocuk ile başlayan rivayet İstanbul’un konusu ve tarihin söylencesi olur” demiş...
Evet, rivayet bu...!
Geçtiğimiz günlerde Bandırmaspor üzerine “Yavuz hırsız evine kadar kovalanmaz” başlıklı bir makale yazdım. Bir rivayet ki, gerçekmişçesine dönüp dönüp önüme geldi...
Bir yazar için yaşamında en kötü şey, yazdığının tercümesini yapmaktır. Çık çıkabilirsen işin içinden... Oysa ki, rivayetin altında kalan minareyi bir halat bulup çekmenin derdine düşmeli... Pekala, Sedefgar Mehmet Ağa,çocuğun kanaati karşısında, ne olur ne olmaz dürtüsüyle, “vurun bu zındığın kellesini”de diyebilirdi. Dememiş...!
İşte, bu niyet ile ilgili... Olaya veya olguya bakış açınızla ilgili... Bu yüreğiniz ile kafanız arasındaki bütünlükle; bu düşüncelerinizin samimiyet ölçütünün dilinize ne kadar yansıdığı ile ilgili bir sorun...
Yazara düşen, bu noktada rivayetin bir parçası olmak değil, tatile çıkmaktır...
ü Söz biter ise..
İnsan ilişkilerinde sözün bittiği durumlar vardır. Önemli olan bunu kırmadan, dökmeden, kişiselleştirmeden, öfkeden uzak durarak yapmaktır. Çünkü, bir kez duygularınızın sizi sürüklediği yöne savrulursanız ne olduğunu anlayamadan rüzgar gülü olursunuz. Bu, duruşun dağıldığı ve adamlığınızın gölgelendiği andır. Benliğinizden, duruşunuzdan verdiğiniz her taviz sizi küçültür... Öyle ki, mum gibi eridiğinizi ve tükendiğinizi bile anlayamazsınız.
İnsanlar, konumları ve payeleri ne olursa olsun, sahip oldukları değerlere sırtını dönmemeli. İnsan ilişkilerinde önemsediklerini, nedeni ne olursa olsun, pazarlık konusu yapmamalı... Çünkü, insandan bahsediyoruz...Bir metadan değil...
Evet,dost acı da olsa gerçeği söylemek ve yazmakla mükelleftir. Biz sözü bitirdik ve sonuç itibarıyla yazıyoruz...Allah’ın kelamından bile rahatsızlıklarını her fırsatta dışa vuranların sözün kendisini aramalarının çok da anlamı yok zaten...!
ü20 milyarlık adam mı?
Edincik Belediye Başkanı Fevzi İpek,ikinci dönem yeniden seçilmeyi başarmış bir belediye başkanı...
İpek,zor bir işe girdi...Refi Taviloğlu ile birlikte Marmara Birlik’de yosun tutmaya lyüz tutmuş taşları yerinden oynatarak Marmara Birlik’te yeni bir dönemin açılmasına vesile oldu.
Trilyonlarca liralık bütçeye sahip Marmara Birlik,bir üretici birliği... Ancak,İpek’in anlatımları ile, Marmara Birlik, ucu bir dönemin Bakanlarına ve milletvekillerine uzanan yolsuzlukların da odak noktasında...
Geçtiğimiz günlerde devrik yönetimin temsilcileri İpek’den rendevu alarak, ziyaretine geleceklerini belirtmişler. İpek, cin fikirlidir ve kolay kolay faka basmaz..!
İlgili ve yetkililere gerekli bildirimde bulunarak,yardım istemiş.Makam odasına ses kayıt düzeni yerleştirilmiş.
Devrik yönetimin temsilcileri gelmişler..Muhabbet faslından sonra Başkan İpek’e başlamışlar el ense çekmeye...
-Başkan,senin için 20 milyara Taviloğlu listesini destekledi diyorlar...
İpek yanıtı yapıştırmış:
- Halt yemişler.Ben yirmi milyarlık adam mıyım?İstesem istesem trilyon isterim,deyince beklenen olmuş...
Ziyaretçi hemen çek defterini sıyırıp, “Başkan senin istediğin trilyon olsun” diyerek başlamış çek karnesini karalamaya...
Sonrası...?
Sonrasını hep birlikte bekleyip, göreceğiz...
İpek,önümüzdeki yerel seçimlerde de ANAP’dan başkan adayı ve rahat...
Edincik meydanına bakan sokak ve caddeleri yerel imkanlarla pırıl pırıl yapmış...300-500 milyar liraya mal olacak işleri kendi imkanlarını zorlayarak komik rakamlara maletmiş..!
- Başkan,Ciguli’ye verseydin ya yolları, diyorum...
Gülüyor...Gülüyor...
ü Liman İşletme’de
Müfettiş incelemesi
“Suç ayağı mı saç ayağı mı?” başlıklı makalemiz sonrası TCDD Genel Müdürlüğü Bandırma Liman İşletme Müdürlüğü bünyesinde müfettiş soruşturması başlattı.
Bugüne kadar ANALİZ Dergisi ve İlkHABER’de, liman ile ilgili onlarca haber yer almasına ve bir çok makale yazmama karşın iddiaların üzerine mevcut siyasi iktidarlar hiçbir şekilde gitmemişdi.
Sevindirici olan,AKP’nin ve özellikle AKP milletvekili Turan Çömez’in hassasiyeti...
Müfettiş benim de tanıklığıma başvurdu...Gazeteci ve yazar olarak bildiklerimizi,bugüne kadar yazdıklarımızı bilgilerine sunduk.
Kuşkusuz,bundan sonrası çok önemli...AKP,arı kovanına çomağı soktu...!Kovandan ne çıkacak,hep birlikte göreceğiz..
Ancak,Liman İşletme Müdürü Emin Tekbaş’ın Bandırma’ya seslenişine vurgu yapmak lazım.
Bandırma Limanı,iş hacmi ve hizmet üretimi ile rekoru yakaladı.TEKBAŞ, BANDIRMA, BİR DAHA BUNUN AZINA RAZI OLUP RIZA GÖSTERMEMELİ, LİMANINA SAHİP ÇIKMALI,diyor...
Bandırma Limanı’nın yaşadığı bereket yüklü hareketlilikten rahatsızlık duyanların varlığına ve belli çevrelerde üretilen spekülasyonlara da dikkat çekelim... Liman bünyesinde geçmişe yönelik iddialar soruşturulurken öte yandan yakalanan hizmet artışı, birilerini çoktan sıkıntıya soktu... Bandırma, başarıya ve bu başarıda pay sahibi olan bürokrata, gemi adamına, hamala, operatöre sahip çıkmasını bilmek zorunda.
Eminim ki,Bandırma Limanı’nda yaşanmış bu sürecin sonucunda geçmişde yolsuzluk ve suistimale payanda ve ortak olmuş olanlar en azından bir daha eski cesaretlerini kuşanıp haramilik yapamayacak..!
|
|
|
| |
Köşe Yazıları |
|
|
 |
Kitap Kurdu Necati Diyorki |
ARICAN "REALİTE, özgür kalemlerin adresi olacak" demiş. Sen özgürlüğü görürsün!?
|
|
|
|