|
|
12-8-2003 |
KONU: Laf çok icraat yok! |
Görüntülenme
315 |
Temmuz ayı sonunda Balıkesir Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü tarafından bir toplantı gerçekleştirildi.
Türkiye Stratejileri ve Hedefleri Oluşturulması Projesi kapsamında Balıkesir Üniversitesi eşgüdümünde gerçekleşen toplantı da,Balıkesir ekonomisi üzerine çarpıcı açıklamalar ve saptamalarda bulunuldu.
Ancak,ne hikmet ise,toplantı ve toplantıda bilim insanlarının ortaya koyduğu sonuçlar,istatistiki veri ve karşılaştırmalar Balıkesir merkez basınında fazla tartışılıp,sorgulanmadı.
Örneğin,Yard.Doç.Dr.Hicran Serel toplantıda sunduğu bildirisinde,tüm Türkiye’nin alt bölge olarak 26 bölgeye ayrıldığını ve Balıkesir’in Çanakkale ile birlikte 26 alt bölge içerisinde 10.sırada bulunduğunu;gelişmişlik sıralamasında ise Balıkesir’in 81 il içerisinde 23.sıraya yerleştiğini vurgulamış...
Yanlış anımsamıyorsam geçmiş yıllarda Balıkesir 34 veya 35.sırada idi.
Genel gelişkinlik sıralamasında ise ilçeler bazında Bandırma ilçesi,Balıkesir merkez ilçesinden daha önde idi.
Gerek Sn.Serel’in sunumunda ve gerekse de toplantıya katılmış diğer bilim insanlarının sunumlarında Balıkesir il bazında bir bütün olarak ele alındığından, ortaya konan sonuçlardan ve karşılaştırmalardan Bandırma açısından bir sonuç çıkartabilmek mümkün değil.
Politika gazetesinde Yard.Doç.Dr. Alpaslan Serel’in sunumuna da yer verilmiş.Özet başlıklar ile saptamaları okurlarımızla paylaşalım:
l Balıkesir’de çalışan nüfusun çoğunluğu-%30’dan fazlası- kendi işini yapıyor.
l Sanayideki istihdam bölgei ve ülke ortalamasının altında.
l Balıkesir’in gayri safi yurt içi hasıladaki yüzdelik payı 1996 yılında 1.6 iken, 2001 de bu dilim 1.5’a geriledi.Bu da Balıkesir’in üretim gücünün durağanlığını gösteriyor.
l Balıkesir’de 41 adet gıda ve içeçek imalatı yapan işyeri var;diğer işyeri gruplarıyla karşılaştırıldığında bu rakam bir hayli yüksek.
l Gıda üretimi ilin toplam katma değerinin % 63’ünü oluşturuyor.
l İl katma değerinin çalışan sayısına oranı hesaplandığında Balıkesir,bölgede verimlilikte 5.sırada yer alıyor.
l Balıkesir ilindeki imalat sanayinin %95.4’ü özel sektörün elinde, geri kalan % 4.7’lik kesim ise kamunun.
l 1999,2000,2001 yıllarında açılan işyerlerinin çoğunluğu ticaret yapıyor ve limited şirketi olarak kuruluyor. Üretim yapan işyeri ve anonim şirket sayısı az.
l Tarım verimliliğinde Balıkesir, ülkede 3., bölgede 2. sırada.
l Balıkesir’deki enerji tüketiminin %48’i sanayide harcanıyor.Bu oran ülke genelinin altında.
l Balıkesir bankalarındaki toplam mevduat 1997 yılında 426 milyon dolarken, 2001 de, %63 artarak 650 milyon doların üzerine çıktı.
l İl bünyesindeki bankalardan 1997 yılında 97 milyon dolarlık kredi kullanılırken, bu rakam 2001 de 86 milyon dolara geriledi. Üretim kredileri azaldı.
l 1995-2000 yılları arasında toplam mevduatın %28’i Balıkesir’e dönmüş. Balıkesir’in mevduatı Denizli’den yüksek olmasına karşın Denizli’deki 4.6 trilyon liralık mevduatın 4.2 trilyonu Denizli’ye dönmüş.
l Balıkesir, Türkiye’de kırsal nüfus başına düşen üretimde 1.sırada.
Kuşkusuz,bu sonuçlardan ve karşılaştırmalardan Balıkesir’in ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamı ile ilgili çok yönlü sonuçlara varılabilir.
Biz elimizdeki donelerle belli saptamalarda bulunalım.
Birincisi, Balıkesir,sahip olduğu geniş coğrafyaya ve coğrafyanın sunduğu eşsiz nimetlere karşın hala bir tarım vilayeti.
Sanayi de bu gerçeğe göre biçimlenmiş. Gıda sektörü ilin katma değerinin %63’ünü oluşturuyor ise, Balıkesir de tarıma dayalı bir sanayileşmenin vücut bulduğu söylenebilir.
İkincisi, toplam mevduat oranının yüksekliğine karşın bu ciddi mevduat oranının yıllardır il bünyesinde yatırıma yönelmemesi kayda değer.Kapitalist ekonomide sistemin kan dolaşımını finans sektörü sağlar.Eğer,mevduat toplamının yüksekliğine karşın bu mevduat bir şekilde yatırıma yönelmiyor ise,bunda bölgesel ekonominin tarımsal karakteri yanı sıra yatırıma elverişli ve güvenli ortamın bir türlü yaratılmamasında da aranmalı.Bu çok yönlü bir denklemdir ve Balıkesir kendi içerisinde bu denklemi çözmelidir.
Olayı bütünden kopartıp Bandırma gerçeğine bağlı olarak ele aldığımızda ise,ortaya çıkan tablonun pek iç açıcı olduğu söylenemez.
Lütfen,kendi kendimize soralım: Bandırma’da son on veya yirmi yıldır gerçekleşmiş kayda değer kaç yatırım mevcut..?
Eti Bor A.Ş. Genel Müdürlüğü’nün gerçekleştirdiği yeni sülfürik asit fabrikası dışında yeni bir tek ciddi yatırım var mı?
Bandırma Organize Sanayii,hala Taştepe’nin makus talihini yaşıyor... Bomboş..!
Kuşkusuz,kentimiz ve bölgesinde yatırımların durması ile ilgili çok şey söylenebilir...Ekonomik kriz,doların istikrarsızlığı,vb...
Ancak,bilinen bir gerçek var.Bandırma’ya ve bölgeye yeni yatırımcıların ve yatırımların gelmesi sadece ve sadece Ticaret Odası Başkanı Osman Kocaman’ın derdiymişçesine yaklaşan bizler değil miyiz?Bu konuda genel bir kent politikasına sahip miyiz?
Burada bir saptama yapmakta yarar var.
Geçtiğimiz nüfus sayımında tüm çabalara karşın Bandırma 100 bin nüfusu bulup geçemedi.Eşiği geçmek için sayım sonrası Kayacık ile Çalışkanlar köyüne gözü diktik.
Neden geçemedik?
Çünkü,kentsel nüfusun gelişimi ve sıçrama yapması doğrudan ekonomik büyüme ile ilgilidir.Hizmet sektörünün gelişmesi ile ilgilidir.Bandırma tüm bu ve benzeri alanlarda yerinde saydığı içindir ki,beklenen 100 bin sınırını aşamadı..
***
Balıkesir’de gerçekleşen toplantıda yapılan sunumlara dikkat edilirse ekonomide öne çıkan iki kalem görülür..
Birincisi,gıda sektörü ötekisi ise,imalat sektörüdür...
Bu nokta da,Balıkesir merkez Bandırma gibi bölgesel potansiyali değerlendirme basiretinden uzak korkunç bir öngörüsüzlük ve beceriksizlik içerisinde...
Örneğin,Körfez ile Ege’ye ve Güney Marmara’ya açık olma özelliği ile eşsiz bir coğrafyaya sahip Balıkesir,turizmi çok yönlü olarak ekonomiye bir katma değer olarak kazanamıyor.
Turizm derken bunu sadece yaz turizmi olarak ele almamak gerek.. Tarih turizmi, sağlık turizmi, dağ turizmi, inanç turizmi açısından da değerlendirmek gerek.
Balıkesir’in sunduğu ekonomik,sosyal, kültürel,tarihi,turistik,sağlık zenginliklerini bilmek yetmez.
Balıkesir’in haritası üzerinde oraya buraya bu zenginlikleri işlemek yetmez...Afilli nutukleara bu zenginlikleri iliştirip,caka satmak da Balıkesir ve Balıkesirli’ye yetmez...
Onun içindir ki,Balıkesir’de mülki amir olanın işi zordur.Daire müdürü olanın ve ihtişamlı makamlara sahip olup gösterişli koltuklara oturup,resmi araçlarla ili üç tur beş tur turlamanın anlamı bu gösterişli coğrafyaya doğrudan nüfus etmekle ilgilidir.
Bu,bugünkü idari yapıyla mümkün değildir...!Ortada olan sadece ve sadece ehven-i şer’dir..!
Gerçekleşen İl Koordinasyon Toplantıları ile Balıkesir coğrafyasının ve insanının beklentilerine yanıt bulabilmek de ancak bir nebze mümkündür.Hep doldurulamayan ve doldurulamadığı hissedilen bir boşluk ortada kalacaktır.
Bu nokta da,olayı tümleyen ve tamamlayan bir unsur olarak yerel yönetimler ele alınabilir.
Peki,Ziya Tan’ın ve Balıkesir belediyesi Meclis üyelerinin hatta buna İl Genel Meclis üyelerini de ekleyelim,bu yasal ve demokratik temsil organlarının Balıkesir’in bütüncül ihtiyaçlarına geleceğe dönük projeksiyonlar tutabileceklerine, üretebileceklerine inanıyor musunuz?
Ben inanmıyorum..
Balıkesir Belediye Başkanı Ziya Tan,kaç defa il bünyesindeki belediye başkanlarını biraraya topladı? Ya da yerel imkanların bölgesel kalkınmada öncü olabilmesi için Balıkesir ili bünyesinde Belediyeler Birliği veya adı ne olursa,kurulması yönünde en küçük bir adım attı...
Balıkesir yoklar toplamıdır..!
Ekonomiden söz ediyoruz...Peki,her toplantısı ve açıklaması afilli olan “SİAD”lar,Ticaret Odaları,Borsaları Balıkesir ili genelinde kaç defa biraraya gelerek bölgesel sermayeninbölgesel yatırıma sevki yönünde ciddi bir çalışma yaptı?
Laf çok icraat yok..!
Sıkıntı da bu nokta da başlıyor...
|
|
|
| |
Köşe Yazıları |
|
|
 |
Kitap Kurdu Necati Diyorki |
ARICAN "REALİTE, özgür kalemlerin adresi olacak" demiş. Sen özgürlüğü görürsün!?
|
|
|
|