|
|
8-7-2003 |
KONU: Olayın rezilliği çıktı |
Görüntülenme
249 |
ANAR’ın yaptığı son kamuoyu anketine göre,3 Kasım seçimlerinin galibi AKP, diğer siyasi partilere göre,öncelyikli tercih olma özelliğini koruyor.
Bu anket ne kadar inandırıcı ve objektif bilinmez ama 3 Kasım seçimlerinde sandık başına gitmeyen ve oy kullanmayan seçmen kitlesini de gözönüne aldığınızda,(yaklaşık 10 milyonun üzerinde seçmen sandığa gitmedi)benzer tüm anketlerin sağlıklı ve objektif sonuçlar vereceğine inanmıyorum.
Çünkü,3 Kasım seçimlerinde sandığa gitmeyen ve oy kullanmayan seçmen kitlesi için mevcut siyasal partilyerin anlamı çok da değişmiş değil..!
ANAR anketinden, bugün oy kullansanız hangi partiye oy atarsınız sorusunun karşılığı olarak AKP’nin %27.3 ile 1.parti çıkmasının gerçekçi olduğuna inanmıyorum.
Çevrenizdeki insanlara sorun...3 Kasım seçimlerinde AKP’ye oy vermiş insanların büyük bir bölümü beklentilerine yanıt bulamamış olmanın umutsuzluğu ve öfkesi içerisinde.Ben,AKP’nin ibresinin yavaş yavaş aşağıya indiğine inanıyorum.
Ankette dikkat çekici olan CHP’nin durumu.Meclise girebilmiş tek muhalefet partisi olan CHP,sürekli oy kaybediyor.ANAR anketine göre,CHP’nin bir seçim olması durumunda alacağı oy yüzdesi %11.1...!
CHP’ye Meclis’de muhalefet görevi vermiş olan seçmen,AKP iktidarına karşı sağlıklı, kararlı ve anlamlı bir muhalefet göremiyor.
Anket sonuçlarına göre,3 Kasım seçimleri sonrası oylarını arttırabilmiş tek parti Genç Parti...%9.9...!Ancak,anketin Uzanlar’ın ÇEAŞ,Kepez ve İmar Bankası’na el konması olaylarından önce gerçekleştirildiğine de dikkat çekelim.
Anket sonuçlarına göre,DYP,ANAP,SP, DSP, MHP,DEHAP için değişen bir şey yok!
ANAR’ın anketini sağlıklı ve objektif bir anket olarak değerlendirirsek,önümüzdeki yıl gerçekleşecek yerel seçimlerin AKP- Genç Parti ve CHP arasında geçeceğini söyleyebiliriz.CHP’nin yerel seçimlerdeki konumunu Uzanlar’a yönelik AKP iktidarının taarruzunun GP’yi ve seçmeni ne ölçüde etkilediği belirleyecek.
Burada bir saptama yapmakta da yarar var.Uzanlar’ın şirketlerine dönük operasyonun şalterinin ABD tarafından indirildiğine inanıyorum.Uzanlar ile Motorola ve Nokıa konusunda davası olan ABD’nin,GP’nin siyasi yaşamda AKP’nin tek alternatifi konumuna ulaşması ile birlikte AKP ile içe ve siyasi yaşama dönük operasyon kararı aldığını ve AKP aracılığıyla bunu uygulamaya soktuğuna inanıyorum.
Çünkü,Uzan ailesine ve şirketlerine dönük olarak izlenen politikadan kimin yararı olduğu sorgulanmalıdır.
Burada,iktidar partisi olarak AKP’nin yararı,hızla oylarını yükselten ve iktidar alternatifi olan GP’nin durdurulması ve mümkün olur ise,GP’nin siyasal yaşamdan tasfiyesidir.
ABD’nin yararı ise,uluslararası mali piyasalarda Motorola ve Nokıa olayı ile öne çıkmış Uzanlar’ın,bu alavak verecek davasından kurtulabilmek amacıyla geliştirdiği anti-amerikan tavır ile IMF ve Dünya Bankası’na karşı geliştirdiği sert tutumdur.
Keza,Uzan ailesinin ekonomik yaşamda gittikçe dikkat çeken bir güç haline gelmesi ve siyasal yaşamda bu gücü pekiştirmesi,başta Aydın Doğan olmak üzere sermayenin değişik kesimlerini de tedirgin etmekte...
İşte, tüm bu faktörler biraraya geldiğinde Uzan ailesi nezdinde GP’nin yükselişine set çekilmesi ve Uzanlar’ın ekonomik kaynaklarına el konulması yönünde bir cephe oluşmaktadır.Bu bileşke içerisinde ABD’nin yer alması,doğrudan bir çok kesiminde Uzanlar ile hesaplaşmak için önie atılmasını beraberinde getirmiş bulunuyor.
Burada sorun,Uzanlar’ın haklarındaki yolsuzluk ve suistimal iddialarının hukuksal sürecin işletilerek aydınlığa kavuşturulmasının gözardı edilmesi olarak yorumlanmamalı. Ancak, pratik süreç,bunun dışında ABD ve AKP’nin farklı dinamikleri devreye sokarak GP ile hesaplaşma içerisine girmeleri nedeniyle dikkat çekicidir.
AKP ile GP arasındaki kapışma; Başbakan Erdoğan ile Cem Uzan arasındaki hesaplaşma sermaye sınıfı içerisindeki hesaplaşmanın siyasi hesaplaşma ile el ele götürülmesi anlamını taşımaktadır.
Uzan’ın da GP Genel Başkanı olarak öne çıkardığı IMF ve Dünya Bankası karşıtı söylem tümüyle demogojik ve gerçeklikten uzaktır.
Ana muhalefet partisi CHP’nin bu hesaplaşmayı izlemekle yetinmesi ise bu hesaplaşmada iktidar partisi AKP ile yükselen değer olarak kabul edilen GP’nin yıpranacağı ve kendi önlerinin açılacağı saçma savına dayalı bir görüntü sergilemekte.
GP ve Uzan,bu hesaplaşmaya direnir ve yerel seçimlere kadar arkalarındaki toplumsal desteği koruma becerisini gösterebilir ise,yerel seçimlerde iktidar partisinin korkulu rüyası GP olacaktır...
***
BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Bandırma’da yerel seçimler öncesi siyasal partilerde aday konusunda odaklaşan belirsizlik ise sürüyor.
3 Kasım seçimlerinde Bandırma merkezde sandıktan 1.parti olarak çıkmış AKP’de belediye başkan adayı konusunda tam bir suskunluk hakim...
Parti yanı sıra adayın da büyük ölçüde etkili olacağı seçimlerde,AKP’nin,son ana kadar bu belirsizliğini ve suskunluğunu sürdürmesi bekleniyor.
CHP’de ise her seçim öncesi olduğu gibi aday enflasyonu yaşanacak.Dursun Mirza ve Ozan Önür’ün başkan adayı olacakları yönündeki açıklamalarının dışında Dr.Latif İbin,İhsan Şen,Yalçın Cömert hatta Burhan Timur Odaman’ın isimleri konuşuluyor.Ön seçim yapması beklenmeyen CHP’de ise başkan adayının belirlenmesinde milletvekili Sedat Pekel’in tavrı bir anlamda belirleyici olacak...Ancak kesin olan,CHP’nin aylar öncesinden belli kanalları kullanarak,parti dışından ama partiye yakın isim arayışı içerisinde bulunduğu...
DSP de,sular durgun...Belediye Başkanı Dr.Halil Ünlü,önümüzdeki seçimlerde yeniden başkan adayı...Ünlü,yeni bir meclis kadrosu ile seçimlere hazırlanıyor.Hem ulusal hem de sol anlayış doğrultusunda genel bir mutabakat arayışının sonucu şekillenmesi öngörülen liste ile Ünlü,şansını bir kez daha zorlayacak. Ancak,DSP’de adaylık konusunda son söz DSP Genel Merkezi’nde...
Göksel Karlahan yönetimindeki GP, Bandırma sosyal ve siyasal yaşamında kısa zamanda ilgi odağı oldu.Karlahan,belediye başkanlığına aday.Ancak,kendi içerisinde hareketli olan GP’de başka adayların da çıkması kaçınılmaz görülüyor.
DYP’de Mehmet Alen başkanlığındaki yönetimin adayı belli:Yalçın Alen.DYP, Bandırma’daki geleneksel oylarına güveniyor.Ayrıca,Yalçın Alen,4 yıldır dışa yansıtmasada adaylığa hazırlanıyor.
ANAP, bugün için bir bilmece.Yıllardır belediye başkanlığına aday olduğu kamuoyunca bilinen Mustafa Gönenlioğlu’nun önümüzdeki yerel seçimlerde aday olup olmayacağı belirsiz.ANAP, Gönenlioğlu’nun icazetiyle yeni bir adayla da seçimlere girebilir...
Bandırma’da yerel seçimler ve sonucu için konuşmak gerçekten erken.Siyasetin sürekli ini çıkışlı hali doğal olarak kentimizdeki siyasal yapıları da olumlu veya olumsuz yönden etkiliyor.Öne çıkan tercihler,isimler kısa sürede eskiyor.
Bandırma’nın sorunu hangi partinin kimi aday çıkartacağından öte Bandırma’nın ihtiyacının ne olduğunun belirlenmesiyle ilgili...Bu ihtiyaçlara yanıt verebilecek başkan adayının bulunması da tek başına yeterli değil.Geride bıraktığımız 4 yıl ve Durgut Ergin yönetiminde geçen 5 yıl,Bandırma’ya ekip seçiminin de başkan adayının belirlenmesi kadar önemli olduğunu gösterdi.
***
OLAYIN REZİLLİĞİ ÇIKTI
Bir halk deyişi vardır: Kızına sahip çıkamazsan ya davulcuya ya zurnacıya varır..!
Bandırmaspor,içine sürüklendiği çaresizlikle bu halk deyişini doğrulayan olaylar yaşıyor. Yavaş yavaş Bandırmaspor’a nasıl sahip çıkılabilir,neler yapılabilir kaygılarından öte Bandırmaspor üzerinden farklı hesaplar yapılarak rant davaları güdülmeye başlandı.
Bandırmaspor’un yönetim oluşturacak isimlere ihtiyacı yok..!Her koşulda,kulübün açık bir dükkan hüviyetiyle yaşaması için gerekli olan isimler bulunabilir.
Bandırmaspor’un sorunu,kulübün öncelikle mali sorunlarını omuzlayacak ve gönüllü hamallık yaparak yöneticilik misyonunu yerine getirecek isimleri bulamamasında odaklaşıyor.
Yoksa,Bandırmaspor,kimsenin atlama taşı veya farklı hesapları görebilme fırsatları yakalayabileceği bir kurum olmamalı...
Bu tür hesaplar ve niyetler içerisinde olanlar, Bandırmaspor’u içerisinde bulunduğu sorunlar girdabından çekip çıkartamayacağı gibi kulübe zarar vereceklerdir.
Onun için herkes aklını başına devşirip, Bandırmaspor’un orta malı olmasına izin vermemeli.
Bunda birincil derecede sorumluluk Başkan Ünlü’ye düşmekte.Hiçkimsenin hele hele bu kentin belediye başkanının yıllarca yöneticiliğini ve başkanlığını yaptığı kulübü, “benden bu kadar” diyerek ortada bırakma hakkı yok..!
Ne Bandırma ne de Bandırmaspor birileri için arpalık olarak görülmemeli...
Şu soruyu sormakta da yarar var..:Bu kulübün nesini ve nasıl arpalık olarak göreceksiniz?
Sürünüyor...!
Kapalı kapılar ardında kulübün içine sürüklendiği darboğazı ve sıkıntılarını bahane edip,bu kent üzerine pazarlık yapma cüretinde bulunanların kendilerine faydaları yok ki, Bandırmaspor’a yararları olsun..!
Onun için Başkan Ünlü, bu tatsız ve çirkin gelişmelere seyirci kalmayarak,müdahale etmeli ve Bandırmaspor nezdinde Bandırma’nın daha fazla rezil olmasına izin vermemelidir.
Ortada bir yangın var ve herkes yardım edin diye bağırınıyor...Yangını söndürmeye koşanların eline bir bakın..! Kiminde su kiminde benzin var..!Çünkü,dert yangını söndürmek değil..!
Peki,ne?
Bakın, göreceksiniz...
|
|
|
| |
Köşe Yazıları |
|
|
 |
Kitap Kurdu Necati Diyorki |
ARICAN "REALİTE, özgür kalemlerin adresi olacak" demiş. Sen özgürlüğü görürsün!?
|
|
|
|