06 Eylül 2010
   
    Köşeler Sayfası

30-6-2003 KONU: Kirazlı Yayla Manastır Görüntülenme
227
Kapıdağ'ın en güzel köşelerinden birisi, etrafı tamamen yeşil ormanla kaplı dağlarla çevrilmiş, adeta oksijen deposu niteliğinde olan doğa harikası bir yer Tabiat güzelliği kadar 2000 yılı aşan tarihi özelliği ile de önemli bir yer KİRAZLI MANASTIR. Göründüğü kadarı ile gerek insan oğlunun gerekse tabii afetlerin zaman içerisinde bu bölgeye vermiş olduğu zararlar hiç de az olmamış. Tüm bu olumsuzlukların yanına birde duyarsızlığımızı eklerseniz karşılaştığınız tablonun hiç de sürpriz bir görünüm olmadığını düşünürsünüz. Bu günlerde o muhteşem eserden elimize kalan bizim ölçülerimizle, duvar kalınlığı 85-95 cm. arası değişen biri 57.70m., diğeri yaklaşık 50m.'lik bir birine bağlı iki duvarı olan bir yapı kalıntısı kalmış. Bir anlamda geçmişini bilmezseniz ne olduğu yönünde fikir üretmekte zorlanacağınız bir tarihi kalıntı. Hadi geçmiş yıllarda verilen onca sararları kolaylıkla eleştirebiliyoruz da son yıllarda bizim nesiller ne yapıyor acaba ? Benim oraya bu üçüncü gidişim . En ufak gözle görünür bir iyileştirme olmadığı gibi daha kötüye gidişim. En ufak gözle görünür bir iyileştirme olmadığı gibi daha kötüye doğru bir gidiş söz konusu. Bir kere ulaşım olarak büyük zorluklar var. Düzenli bir ulaşım aracının olmaması bölgenin tanınmasında en büyük engel gibi görünmektedir. Erdek -Manastır arası gidilecek mesafe 24 km. olup bunun 7 km'si iyi yol, 9 km.'si delik deşik yol ama kaplama ile düzeltilme işlemleri devam ediyor. Son kalan 8 km. ise toprak olup bunun da son 4 km.'si tamamen ağaçların gölgesinde yaparak harka bir manzara eşliğinde Manastır'ın bulunduğu düzlüğe iniyorsunuz. Kendinizi tam anlamı ile yeşil bir çanağın tabanında hissederek. Manastır'ı arıyor gözleriniz. Ağaçların arkasına saklanmış olması görmenizi bir an için engelliyor. Bunca yıl insanların verdiği zararlardan adeta korunmak istercesine olsa olsa gerek üzerine yeşil bir örtü almış, kendisine hayat verecek birilerini bekliyor.
On yılı aşkın süredir bu konuya ilgi duyarım hatta iki yıl Başkanı olan ve bölgesinde atılacak her yeni adıma destek vermeye çalışan sayın Cevdet EKİNCİ beyle oraya nasıl bir tur düzenlesek de turizme katkımız olur düşüncesi ile bir girişimde bulunmuştuk, ancak ekonomik şartlar nedeni ile gerçekleştirememiştik. Kim ne düşünür bilemem ama bu işlerin temeli her zaman paraya dayanmaktadır. Yani ekonomiktir. Aslında bir çok konuda olduğu gibi ben yine aynı şeyleri söylemek istiyorum. Lütfen önce yapabileceğimiz şeylerden başlayalım ve onları gerçekten yapalım. Geçiniz çok büyük projeleri, büyük hayalleri. Bakınız üç yıldan bu güne hala güzergah üzerinde standartlarına göre mesafe ve istikamet levhaları bulunmamaktadır. Bir telefon veya elektrik hala temin edilememiştir. Manastırın çevresi insan boyunu geçen otlarla örtülü hale gelmiş olup bir şekilde temizlenmeyi bekliyor. Özellikle piknik alanı olarak kullanılan alanlarda birikmiş çöpler ve torbalar çevreye ne kadar değer verdiğimizin bir ölçüsü olarak dikkat çekecek boyutlardadır. Bu arada Çevreci, tarihçi, turizmciler veya oradan sorumlu olan vatandaşlarımıza da küçük bir not iletmek istiyorum. Burası da dahil olmak üzere önemli olan tarihi ve turistik alanların bir köşelerine, çok kısa da olsa tanıtıcı ve aydınlatıcı bilgiler koymak faydalı olmaz mı acaba ? Bakınız ABD'de bulunduğum 80.'li yıllarda 1860'lı yıllara ait, sadece ön yüzü ayakta kalmış tarihi bir binayı ! nasıl tanıtıyorlar anlatması zor. El oğlu nereden baksanız 200 yılı bulmayan tarihinden para kazanmayı becerirken, bizler elimizdeki değerlerden bırakınız kazanmayı elimizde tutmayı bile beceremiyoruz. Aslında işimiz çok basit, önce bize düşen görevleri bir güzel yapalım sonrasını başkalarına bırakalım.
Bu bölgenin geleceği üzerine konuşursak eğer, elbette devletin yüksek kurumları bu konuda karar vermek durumundadırlar. Şahsi düşüncem; her turizm konuşmasında diye getirdiğim gibi bu konuda da değişmeyecektir. Bölgemizde birbirinden az da olsa farklı işlevleri olan Bandırma,Gönen, Erdek ve Manyas Belediyelerinin bu turizm şemsiyesi altında birleşerek üretecekleri planlar ile bu bölgede etkin bir rol oynayabileceklerini düşünüyorum. Yeri gelmişken yukarıdaki aynı şeyleri KYZİKOS içinde aynen söyleme mümkündür.

 
Köşe Yazıları
 
Kitap Kurdu Necati Diyorki
ARICAN "REALİTE, özgür kalemlerin adresi olacak" demiş.
Sen özgürlüğü görürsün!?