06 Eylül 2010
   
    Köşeler Sayfası

26-8-2002 KONU: Taşıyıcılar Kooperatifi ve Bandırma Görüntülenme
355
Bandırma’da son iki yıldır istihdamı arttıracak herhangi bir yeni ve ciddi kamu yatırımı var mı?
İyi düşünün...!Bırakın Bandırma’yı,
Güney Marmara’da istihdamı gözeten büyük bir kamu yatırımı var mı?
Evet evet bir tane var..! Eti Bor A.Ş. Genel Müdürlüğü’nün başlattığı YENİ SÜLFÜRİK ASİT TESİSLERİ...Hani şu ihalesini Atilla Doğan-SNC Lavalin konsorsiyumunun üstlendiği yeni fabrika tesisleri...Yaklaşık 80 milyon Dolara ihale edilen ve hafriyat işlerini Kuruoğlu firmasının aldığı kamu yatırımı...
Hani şu, Odaman’ın,hafriyat ihalesini alamadığı için bas bas bağırdığı ve çok sonra da önce “hayırlı olsun” demenin ticarette ahlaki bir sorun olduğunu geç de olsa öğrendiği hafriyat işleri...
Okurlarımız anımsarlar...Konunun kamuoyuna taşındığı günlerde Odaman’ın aslında “hayırlı bir iş yaptığı”nı dile getirmiş ve bir ihalenin Bandırma’nın gündemine nicedir tartışılması gereken farklı şeyleri de taşıyacağını belirterek,kamu ihalelerine dönük oluşturulmuş bir konsorsiyuma dikkat çekmiştim.
Şimdi,aynı hafriyat işleri Bandırma’nın gündemine farklı bir boyut ile taşınmak isteniyor.Bu kez konu,Kuruoğlu firması ile S.S. Damperli Taşıyıcılar Kooperatifi...Kuşkusuz,olay ticari bir olay ve alacak-verecek ilişkisi üzerine temellendiriliyor.
Gerçekten öyle mi? Sorun basit bir alacak verecek sorunu mu?
Öyle olduğunu sanmıyorum...Konunun Genç Bayrak’ta işleniş tarzı,Kuruoğlu’nun şahsının öne çıkartılmasından öte İlkHABER ve İlkHABER bünyesinde yöneticilik ve gazetecilik yapanların olumsuz bir anlayış ve yöntemle dile dolanması NİYETİN SORGULANMASINI zorunlu kılıyor...
Evet,gerçekten de Kuruoğlu firması, S.S. Damperli Taşıyıcılar Kooperatifi’ni ve şöför esnafını AÇ MI BIRAKMIŞ ?
2001 yılı Eylül ayından bugüne Kooperatif olarak firmaya 497 milyar liralık fatura kesilmiş ve firma bunun karşılığında 459 milyar lira para ödemiş...
BU RAKAMA VE TABLOYA İTİRAZ EDEN VAR MI? BUGÜNE KADAR YOK!..
İki kriz dönemi yaşayan esnafın hali ortadayken firmanın borcu karşılığında ödediği meblağ ortada... Haricen yapılan işlerle birlikte yaklaşık 40 milyar liralık bakiye hesabında henüz günü gelmemiş asıl itibarıyla da bugün için hesap kuruşuna kadar kesilmiş ve ibraname alınmış.
Haydi,şimdi hep birlikte şu sorunun yanıtını verin: KURUOĞLU FİRMASI SİZİ NASIL AÇ BIRAKTI ?
Ortaya konan tablo da bunun yanıtı yok!
Bu iş de BAŞKA DOLAPLAR DÖNÜYOR...
Nasıl mı?
Kuruoğlu firması,yaklaşık 10 gün öncesinden S.S.Damperli Taşıyıcılar Kooperatifi ile ARTIK çalışmayacağını resmi olarak Kooperatife bildirmiş...Bununla da yetinmemiş... Kooperatif yönetiminin,MARAZA yaratmak yönünde bir takım yeltenişler içersine gireceğini görerek Cumhuriyet Savcılığı’na konuyu intikal ettirmiş...Beklenen de gerçekleşmiş...Yönetim yandaşı bir grup şöför esnafı hafriyat alanında “AÇIZ” diye gösteri yapıp,giriş-çıkışı engellemiş...! Jandarma olaya müdahale edip,konu bir yönüyle hem kolluk güçlerinin hem de yargının işi olmuş...
Peki,sorun ne ?
Sorun derinlerde...!Sorun yönetimde....Sorun yönetime egemen olan anlayış ve kullanılan yöntemlerde...
Yoksa,firma ile kooperatifin ilişkisi bugün kurulmuş bir ilişki değil...Yıllar öncesine dayanıyor..Ancak,son yıllarda benzer sorunlardan dolayı Bandırma’da bir çok firma,kendi araç garajını büyüterek,nakliyesini kendisi yapar hale gelmiş... Kamyoncu esnafının iş ve hareket alanı daralmış..Öylesine daralmış ki,bugün Eti Bor’un prit işi dışında Kooperatifin üstlendiği ciddi bir işin olmadığına dikkat çekiliyor...
Peki,üyelerine iş alanı yaratmak ve gelir sağlamak olan Kooperatif neden ve niçin bu konuma düştü?
Size ilginç bir pencere açayım...
Bandırma’da ve bölgede genel olarak bir çok kentte ve bölgede görülen,gözlenen HEMŞEHRİLİK olayı yoktur... Bandırmalı’nın gönlü gibi işi de aşı da bu memleketin neresinden gelirse gelsin herkese açıktır...Ancak,ne yazık ki, bu zaman zaman BANDIRMA’NIN ve BANDIRMA İNSANININ ZAYIFLIĞI OLARAK KABUL GÖRÜP,BANDIRMA ve BÖLGE İNSANI MAĞDUR EDİLİYOR...
İşte,S.S. Damperli Taşıyıcılar Kooperatifi bazında bu sorun yaşanıyor...Yeni değil...Sorun,iki sene öncesine uzanıyor. Yönetimi belirleyenler Karadeniz kökenli... Olabilir...Bir çok Karadenizli de içtenlikle ve sıcak duygularla bu kentin ve bölgenin insanları ile kaynaşmış... Birlikte direksiyon sallayarak iş ve aş sahibi olduklarının bilinciyle kaderlerini de gönüllerini de birleştirmişler... ANCAK,bir grup var ki,kendi arasında kenetlenmiş...Gün geçtikçe güç odağı haline gelmiş...Kooperatif bazındaki kenetlenmesini dışa taşıyarak kent bazında da ya da çok farklı alanlarda da güç odağı olmanın hevesine girmiş...Ayrımcılık,bölgecilik yaratmış... İŞTE, BU TEHLİKEDİR...
S.S.Damperli Taşıyıcılar Kooperatifi 2.Başkanı Selahattin Güngör’ün “Bizim bu üyelere sözümüz geçmiyor”derken dikkat çektiği üyelerden birisi olan Dursun Sakal’ın “ Biz kimseyi dinlemeyeceğiz”demesi kooperatif bünyesinde büyüyen olumsuzluğunda işareti...
Ya da,Yönetimden bazı isimlerin provokatif çabası ile bir firma kamuoyu nezdinde zan altında bırakılmaya çalışılırken yönetim kurulundan diğer üç ismin “sorun yok” demesi bunun göstergesidir.
Kuşkusuz, Kooperatif ,artık, dışına taşmış bu sorunu kendi içinde ve üyeleri ile bir şekilde çözecek.Bu bizim konumuz değil...
Bu olayda garip ve üzerinde durulması gereken bir şey daha var...Siz,hiç en azından son iki yıl haricinde , S.S.Damperli Taşıyıcılar Kooperatifi yönetiminin veya üyelerinin EYLEM yaptığını duydunuz veya gördünüz mü?
Ben bilmiyorum...Yapmışlarsa bile basına taşımadan,tepkilerini ortaya koyup firmalarla sorunlarını bir şekilde çözmüşlerdir.. Bu kez,neden ve niçin böylesi bir yol seçildi acaba?
Yanlış anlaşılmasın...Kim alacağı bir hak var da eylemlilik içersine giriyorsa,sonuna kadar yanındayım... Ama, KULLANILMAMALARI KAYDIYLA... FARKLI ÇEVRE ve KİŞİLER TARAFINDAN,FARKLI AMAÇLAR İÇİN YÖNLENDİRİLMEMELERİ KAYDIYLA...
Bu önemli...Önemli, çünkü,Kooperatif Yönetim Kurulu üyelerinin bir dediği bir diğerini tutmuyor.Kendi içinde attıkları adım konusunda düşünce birliğine sahip olmayanların temsil ettikleri şöför esnafının çıkarlarını bir bütün olarak savunabilmeleri mümkün mü?
HAYIR..!
Ya da yöneticilik payesini almış üyelerin, “Kuruoğlu bizi kandırdı” yollu açıklamalarının inandırıcılığı olabilir mi?
Bu denli kendi içinde tutarsızlığa düşmüş ve tabanını temsil etmekten uzaklaşmış bir yönetim,bugün geldiği nokta da,belli bir düzey ve dengede ilişkilerini gözetmesi gereken firmalarla karşı karşıya geldiği nokta da varlık gerekçesini ortadan kaldırır.Hangi firma, bu denli tutarsız bir ilişki örgüsü içinde Kooperatif ile ticari ilişki içersine girer...?
Bu nedenle,S.S. Damperli Taşıyıcılar Kooperatifi Yönetimi kendisini bir kez daha gözden geçirmeli ve Kooperatif üyeleri de iradeleri dışında yönetimde öne çıkan tutarsız ve dengesiz politikaların sonuçta iş ve aş kaygılarına zarar vereceğini görmelidir.
İki yıldır,kongre sürecinde kooperatif camiasında gündeme gelen bu sorunlar ve tartışmalar,aslında muamma değil... Ancak,birlik ve bütünlük içersinde yönetimi belirleme becerisini sergileyemeyenlerin,koltuk hırsına yenik düşenlerin bugün Kooperatifin içine düştüğü acz karşısında önce kendilerini sorgulamaları ve beraberinde de bu olumsuz ve şekilsiz,çirkin gelişmelere müdahale edecek süreci başlatmaları gerekiyor...
Nasıl bir yönetim mi?

l HEMŞEHRİCİLİK gibi Bandırma’nın ve bölgenin yabancısı olduğu tehlikeli bir oyunu oynamaktan sakınacak ve tüm şöför esnafını içtenlikle kucaklayıp,yönetime taşıyacak bir yönetim...
l Şöför esnafı arasında ayrımcılık,kayırmacılık yapmayacak,iş de ve aş da adaleti ve eşitliği gözetecek bir yönetim...
l Firmalarla tek yanlı ve tek yönlü ilişki değil sürekli iş üretme potansiyaline sahip ve karşılıklı güveni pekiştiren üretken ve güvenilir,saygın bir yönetim...
l Farklı rant beklentileri içersinde kooperatifi paravan olarak kullanmayacak,üyelerinin katılımını ve şeffaflığı gözeten ; üyelerinin sorunlarını izleyen değil çözümünde etkin rol üstlenebilecek bir yönetim...

İşte,Bandırma ve bölge şöför esnafı bunu yaratmalı...Yoksa, firmalarla farklı kaygı ve çıkarların ürünü suni sorunlar yaratarak kimsenin bir yere varabilmesi mümkün değil...Bunu görmek ve bilmek gerek..

 
Köşe Yazıları
 
Kitap Kurdu Necati Diyorki
ARICAN "REALİTE, özgür kalemlerin adresi olacak" demiş.
Sen özgürlüğü görürsün!?