Sarı saçlarında savruldum
ilk öpüşünde dudaklarında parçalandım
gözlerinde ahulandım
parçalarımı sen toplarsın
bak kapıdağının doruklarında
kızıla boyanmış güneş
güne ağlarken sessiz
kızıl fener yeşil fenere hasret
martılar yunuslara
kayalar yosunlara
ben sana hasretim
parçalarımı sen toplarsın
kayboldum kalabalıklarda
caddelerde seni aradım
belki bir cam arkası
belki bir kapının önü
kim bilir hangi durakta
ismini herkese fısıldadım
kimi deli dedi kimi divane
kimi iyidir hoştur kara sevdaya yakalandı dedi
bir ben bilirim sensizliği bir Bandırma
parçalarımı sen toplarsın
garipliğimi taşırım ellerimle
Cumhuriyet meydanında kimsesiz çocuklar gibi
yoksun ve yoksul
vurur kendimi alanlara
alanların öksüzlüğüne ortak olurum
canhıraş bir haykırış asılı havada
parçalarımı sen toplarsın
uykusuz gecelerimin dostu
tütün acısı ağzımda
yitik yıllarımın ardında
koştururken rüyamda
teninin sıcaklığı ile ısınıp
gül kokulu öpücüklerini duyumsarım
sevmek canım ayrılık oldu bize
pusu oldu puştluklarda
dolu dolu kavga oldu
parçalarımı sen toplarsın